Tiroid hormonları, vücudumuzdaki her bir hücrenin enerji üretim merkezini doğrudan kontrol eden hayati kimyasallardır. Hashimoto hastalarında bağışıklık sistemi tiroid bezini yabancı bir doku olarak algılayıp ona saldırdığında, bezin hormon üretme kapasitesi kademeli olarak düşer. Sentetik bir tiroid hormonu olan Euthyrox, eksilen bu hormonları yerine koyma tedavisinin temel taşını oluşturur. Ancak vücudun stres seviyesi, mevsimsel değişiklikler, sindirim sistemindeki emilim bozuklukları veya kilo değişimleri gibi birçok değişken, ihtiyaç duyulan günlük hormon miktarını doğrudan etkiler. Bu nedenle, daha önce sizi dengede tutan bir dozun artık yetersiz gelmesi tıbbi açıdan son derece olağan bir durumdur.
Euthyrox tedavisinin yetersiz kalıp kalmadığını anlamak için öncelikle vücudunuzun günlük rutininde meydana gelen değişiklikleri çok iyi gözlemlemeniz gerekir. Vücutta tiroid hormonu seviyesi düştüğünde, tüm organ sistemlerinin çalışma hızı yavaşlar ve bu durum kendisini çeşitli fiziksel semptomlarla belli eder. Gün boyunca üzerinizden atamadığınız bir ağırlık hissi, konsantrasyon kaybı, üşüme hissi ve kas ağrıları bu durumun en tipik öncüleridir. Eğer sabahları dinlenmiş uyanamıyor ve gün ortasında enerjinizin tamamen tükendiğini hissediyorsanız, hormon replasman dozunuzun gözden geçirilme vakti gelmiş olabilir. Bu belirtiler, vücudunuzun hücresel düzeyde bir enerji krizinde olduğunun açık birer kanıtıdır. (105 words) *H3-1*:Kronik Halsizlik ve Yataktan Kalkmakta Zorlanma
Hücrelerin enerji üretebilmesi için yeterli miktarda aktif tiroid hormonu alması biyolojik bir zorunluluktur. Euthyrox 88 mcg dozunun yetersiz gelmesi durumunda, hücreleriniz adeta tasarruf moduna girerek enerji üretimini minimum düzeye indirir